Hastayken Güzel Kalmak İçin Tüyolar

Hastayken Güzel Kalmak İçin Tüyolar

Kışın ikinci yarısının tam da ortasındayız. Küresel ısınma dünyamızı derinden etkilese de hala daha gerçek kış gibi geçirdiğimiz günler var. Olmasa da sırf ayların ismi değiştiği için hasta olabilecek bünyelere sahip olabiliyoruz. Malesef ki hayat bize her zaman, hasta olduğumuzda yumuşacık battaniyenin altına girip, elimizde sıcak çay veya kahveyle film seyrederek iyileşme süreci fırsatı vermiyor. İşimiz var gücümüz var… İşimiz gücümüz olmak zorunda bile değil, sadece kendimizi iyi hissetmek için de görünüşümüze özen gösterebiliriz.

Hastalık esnasında vücudun bir çok bölümü gibi yüzümüz de inzivaya çekilmek için bahaneler arar. Önemli olan ona aradığı bahaneleri vermemek, biraz da olsa nazını çekmeyi bilmektir. Yüzünüze, sizi yarı yolda bırakmayacak ilgiyi göstermeniz ve karşılığında sanki hiç hasta olmamışsınız gibi bir görüntüye sahip olabilmeniz için bir kaç ufak tüyolar verelim.

Öncelikle kesinlikle kaliteli bir kağıt mendil ile karşılayın hastalığınızı. Eğer burun akıntınızı durduramıyorsanız, sorun çözülünceye kadar en iyisiyle tedavi etmenizi tavsiye ederiz. Losyonlu kağıt mendil kullanırsanız, burnunuz sürekli silindikten sonra bile minimum tahrişe uğrar. Bu sayede de hastalığın dışarıdan görülen ilk belirtisi olan kırmızı burun sıkıntısını çözebilirsiniz.

Hastayken ortaya çıkan sıkıntıların çoğu, siz farketmeden sıvı kaybına uğradığınız için ortaya çıkar. Sıvı kaybının en belirgin olarak gözüktüğü yer ise dudaklar… Dudakların, sıvı kaybına uğradıktan sonra kuru kalmaları ve çatlamaları arasında geçen süre o kadar kısadır ki, baş döndürür. Ayrıca hastalığınızı bir günde atlatamıyorsanız bu durum hastalık geçene kadar devam eder. Bunun için yapılacak şey, dudak koruyucunuzu asla yanınızdan eksik etmemek. Önce ılık suyla nemlendirilmiş sünger veya bez ile dudaklarınız temizleyerek, ölü hücrelerden kurtulun, daha sonra koruyucunuzu kullanın. Bu dudaklarınıza yenilenmiş ve dinlenmiş bir görünüm kazandıracaktır.

Sıvı kaybı sadece dudakların değil genel olarak derinizin en büyük düşmanlarından biridir. Sabah uyandığınızda ve akşam yatarken nem oranı yüksek bir krem ile yüzünüze bakım yaptığınızda yüzünüzdeki nemin kaybolup havaya karışmamasını sağlarsınız. Ayrıca gün içinde renginizin solmaması için, mutlaka çantanızda yine nem oranı yüksek, küçük bir kutu veya tüp krem bulundurmanızı tavsiye ederiz.

Sıvı kaybının bir diğer etkisinden uzak durabilmek için mümkün olduğunca pudra ve türevleri kozmetik ürünlerini hastalığınız geçene kadar kullanmamaya dikkat edin. Kullanımdan sonra sıvı kaybına uğradığınız zaman yüzünüzdeki ürün, balık derisi gibi pullarla veya kuru toprak gibi çatlaklarla dolar.

Hastalık, sizi en özel günlerinizde bile vurabilir. Sağlıklı görünümünüzü elde ettikten sonra sıra daha güzel görünmeye gelebilir. Katılmanız gereken bir davette, bu zamana kadar aldığınız tüm önlemleri çöpe atmamak için su geçirmez maskara kullanmanızı öneriyoruz. Hapşırmak ve burun akıntısı anında gözlerinize etki edip, onları sulandırabilir. En şık olduğunuz anlardan birinde simsiyah gözyaşlarıyla görülmek isteyeceğinizi sanmıyoruz.

Bunlar sadece ufak tüyolar. Güzelliğinizi sabitleyip korumak için gün içinde sürekli olarak su tüketmeli ve vücudunuzun sıcaklığının düşmemesini sağlamalısınız. Cildinizin esas istediğini verirseniz, o sizi yüzüstü bırakmayacaktır.

Etiketler:

Bu Yazıyı Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.